• Diğer

Yazar

anlkrnl8@hmail.com

166 makale bulunmakatadır

TEKNOLOJİNİN GELDİĞİ NOKTA!

14:22 - 11 Ocak 2018

+A

-A

 Teknolojik gelişmeler öylesine ivme kazandı ki, gün geçmiyor yeni bir kavram hayatımıza girmemiş olsun. Buhar makinalarının 18. yüzyılda keşfiyle başlayan teknolojik gelişmeler, 1946 yılında ilk bilgisayarın icadıyla yeni bir boyuta taşınmış oldu.
Sanayi devriminin başlangıcında, insanların bihaber olduğu bilgisayar teknolojisi, askeri araştırmalarla geliştirilince, bir anda sıçrama tahtası oluverdi.             
İlk bilgisayar olarak kabul edilen ENIAC, 30 tona varan ağırlığı ve bir daire büyüklüğündeki ebatlarına karşılık saatte 150 kw elektrik harcamaktaydı. Böylesine devasa büyüklükteki bir bilgisayarın yapabildikleri ise dört işlem olan çarpma, toplama ve bölmeden ileri gitmiyordu.
,Sayısal işlem yapabilen ilk bilgisayarın icadından sonra, 5-10 yıl içerisinde ikinci ve üçüncü jenerasyon bilgisayarlar yapıldı. Teknolojik anlamda her yeni icat, bilgisayarların boyutunu da önemli bir oranda küçülmeye başladı. Yapılabilen işlemler ise katlanarak çoğaldı…
,Bilgisayar teknolojisi, programlamada yeni standartların ve dillerin doğmasına zemin hazırlamıştı. 1960-70 ve 80’li yıllarda bilumum teknolojilere çağ atlattıran bir yazılım mühendisliğine dönüşen bilgisayarlar; günümüzde ev/ofis uygulamalarından, tasarımlara, top atış sistemlerinden uzay/uçak hava savunma sistemlerine, füze bataryalarındaki seyr’ü sefer sistemlerinden coğrafi ve izdüşüm alanlarına, robotlardan sanal zekaya kadar, aklınıza gelebilecek her bilimin merkezine oturmuş durumdadır.
,Cep telefonlarının gelişimiyle birlikte, cebimize de giren bilgisayarlar; çoluk-çocuk, yaşlı-genç demeden, her kuşağın eğlencesi haline geldi. Hem telefon, hem televizyon, hem radyo, hem fotoğraf makinası, hem video kamera olan digital bilgisayarlar sayesinde dünya avuçlarımızın içine sığmış vaziyette…
,Ve, İnternet…! Çağımızın baş belası…! Hemen hemen herkesi içine çekip hapsettiği dipsiz bir kuyu…! İnternet daha hayatımıza girmeden evvel çok değil, 1994 yılının hemen öncesine kadar, ne çok huzurluyduk… Henüz cep telefonuyla tanışmamıştık… Bilgisayarlar evlerimize kadar girmişti ama sözcük işlemcileri ve grafik hesap tablolarıyla, rapor hazırlamaktan öteye geçmiyordu. Derslerimize yardımcı ve programlama dillerini öğrenmek, yazılım yapmak için bire birlerdi.
,1970 yılında ARPANET’in (Amerikan Gelişmiş Savunma Araştırmaları Dairesi Ağı) 15 bilgisayarla başlattığı iletişim protokolü TCP ve IP, 1993 yılına geldiğinde “World Wide Web” yani “dubluve dubluve dubluve” (www.) deyimiyle dünyayı bir ahtapot gibi sardı…
, İnternetin ışık hızında yayılışı ve yaygınlaşmasıyla, dünya artık yeni bir çağa geçiş yapmış oldu. Gelecek kuşakların inanıyorum ki, “İnternet Çağı” adını verecekleri dünyanın bu yeni döneminde, her türlü bilgi-belge ve veriyi bu sanal dünyada bulmak mümkün.
,Devletlerin dahi bütün kurumlarıyla birlikte taşındığı bu sanal dünyada, her şey bir tıklama kadar yakınınızda… Tek yapmanız gereken şey, parmağınızın ucuyla hafifçe dokunmak… Artık gelecekte bunun için dahi vakit harcamayacaksınız. Siz düşünecek, yapay zeka sizin için düşündüğünüzü önünüze serecek… İşte gelecek, sadece bir düşünmek kadar yakınınızda duruyor…
,Bu sanal dünyanın büyüklüğünü anlayabilmeniz için Cisco’nun 2018 yılı raporlarına göz atmanız yeterli. İçinde bulunduğumuz 2018 yılında İnternet’te sadece bir ayda dolaşan videoları izlemek isteyen bir kişinin, 5 milyon yıldan daha fazla bir zamana ihtiyaç duyacağı sanırım, sizlere ufakta olsa bir fikir vermiştir…
                Selam ve dua ile Allah’a ısmarladık…

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...