Yazar

serdaroktav@gmail.com

395 makale bulunmakatadır

İÇİ BOŞ…

11:09 - 13 Mart 2018

+A

-A

Bu sütunda, okurlarımızdan gelen yazılara da yer veriyoruz. İşte o yazılardan biri daha…
Yazı da çok önemli nüanslar var. Yaşanmış olan bu olaydan sonra ‘Gençlik Nereye Gidiyor?’ diyesim geliyor.
*****
Eğitimci- Yazar Cemil Biçer yazmış…
 “SAMSUN TRAMVAYINDA BİR GÜN
Ruh bilimciler; depresyon belirtisi gösteren kadınların sık sık saç şekillerini değiştirdiklerini söylerler, bu tespitten hareket edersek, FACE' de profil resmini değiştiren erkeklerde depresif bir ruh hali içerisinde olmalılar. Akıl melekeleri, 24 saat radyoaktif ışınlara maruz kalmaktan, mikro dalga fırında kalmış elma fosuluna dönmüş ülkemin hormonlu "gencoları".bitmez tükenmez bir cep telefonu ile hasbıhal etme hastalığına tutulmuşlar, kelime dağarcıklarının toplamının ortalaması istatistik olarak 375 kelime ,bu kelime hazinesi(!) ile sıksan kuracağın cümle adedi 375x10=3750 tanedir. her cümlenin öznesi,yüklemi,edatı, sıfatı erken cem'an 35-40 dakikada sıfırlanır bu beyinlerin cümle kapasitesi…
Toplu taşım araçlarında yolculuk yapmayı çok severim,yazılarım için çok bol ve çok ilginç malzeme biriktiririm,bir gün Samsun-Atakum güzergahında raylı sistemde yanıma oturan üniversiteli bir güzel kızımızla sohbet etme bedbahtlığına uğradım, o günden sonra ülkemin geleceği ile ilgili içimdeki son umutda söndü gitti. Samsun şehri hafif raylı sisteminde yolculuk etmek çok güzeldir eğer oturacak yer bulabilmiş iseniz ve hele ki cam kenarı bir yerde ikame ediyorsanız, Üniversite durağından Tekkeköy ilçesine kadar leb-i derya bir yolculuk yaparsınız . Üç beş sefer bu yolculuğu yapın Samsun ahalisi hakkında çok ilginç, ilginç olduğu kadar harika tespitleriniz olur.
Yanıma oturan kızımız okumakta olduğum kitaba dikkatli bakınca okumaya ara verip kitabı ona uzattım "öğrencisiniz herhalde..?" diye sordum, "evet edebiyat fakültesinde Türk dili ve edebiyatı son sınıf öğrencisiyim" dedi, çok mutlu oldum içimden bir ses kitabı inerken genç kızımıza armağan etmek geldi. Çok sevdiğim ve bütün kitaplarını severek defalarca okuduğum "Ahmet Hamdi Tanpınar'ın ‘Saatleri Ayarlama Enstitüsü’ adlı kitabı elinde evirip çeviren kızımıza sordum "sever misin Ahmet Hamdi'yi, hangi kitaplarını okudunuz?" … Sormaz olaydım!!!
Genç, edebiyat fakültesi son sınıf öğrencisi kızımız sürmeli gözlerini kırparak,
-’İlk defa duyuyorum adını sanırım yeni bir yazar olmalı‘ dedi. 
Kitabı bana uzatırken 
-‘Evet ,genç kuşak yazarlarımızdandır ama çok güzel romanları, denemeleri var’ dedim.
İneceğim durağa gelmek üzereydik, yerimden kalkıp kapıya doğru yanaşırken,
- ‘Güzel kızım, kabul edersen bu kitabı sana armağan etmek istiyorum’ dedim.
Genç edebiyat öğrencisi kızımız cep telefonunun kulaklıklarını kulaklarına sokarken, lakayt bir eda ile sesinin volümünü yükselterek,
-‘Teşekkür ederim amca bey, ben edebiyat fakültesi son sınıf öğrencisiyim. Böyle taşralı toy yazarları okuyarak kaybedecek zamanım yok" dedi.
 Pelitköy durağında indim ve  yarım saat kadar bomboş durakta, gelen geçen’İçi boş’ tramvayları izledim...
*****
GÜNÜN SÖZÜ:
MİLLETİN GENÇ UNSURLARI BOZUK OLMAZ. O, ANCAK YETİŞKİN ADAMLAR BOZULDUĞU ZAMAN BOZULUR.    ( MONTESQUİEU)

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...