• Diğer

Yazar

anlkrnl8@hmail.com

171 makale bulunmakatadır

HİLAL-İ AHMER CEMİYETİ

09:37 - 1 Şubat 2018

+A

-A

  Tarih derslerinden hatırladınız değil mi? Hilal-i Ahmer Cemiyeti deyince hüzünleniyoruz. Bir yandan da övünüyoruz.  Hüznümüz, tarihi boyunca tanık olduğu ölüm, acı, gözyaşı, keder, ayrılık, hasret, gibi insanı derinden sarsan yüzbinlerce, belki de milyonlarca hissi iliklerine kadar yaşamış olmasındandır.
Övünüyoruz çünkü, ilk günden itibaren üstün bir cesaret ve sarsılmaz bir inançla, yaşayan ve yaşama umudu olan herkesin imdadına koşmuştur. Cepheden cepheye koşarken, anaların kınalı kuzularının hep arkasından gitmiş, yaralarını sarmış, hal ve hatırlarını sormuş, gönüllerindeki ana-baba-eş-evlat hasretini dindirmiştir.
Şimdi, Hilal-i Ahmer Cemiyeti’ni anımsamayanlar, bu notlardan sonra “-tamam bildim” diye seviniyor olmalılar…  Evet, bildiniz… 1868’de kurulan Hilal-i Ahmer Cemiyeti, diğer adıyla “Kızılay Cemiyeti”nin Birinci Dünya Savaşı yıllarından günümüze ulaşan çok önemsediğim bir hususu sizlerle paylaşacağım.
“Yedikıta” Aylık Tarih ve Kültür Dergisinin Ocak/2018 sayısında yer alan bir haberin neşri, Kızılay Cemiyeti’nin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
 Hilal-i Ahmer Cemiyeti (Türk Kızılayı), Birinci Dünya Savaşı’nda bir yandan yaralıların tedavisinde ve askerlerin ihtiyaçlarının temininde vazife icra ederken, diğer taraftan da yurdundan çok uzaklarda olan askerlerimizin hem kayıtlarını tutuyor, hem de aileleriyle haberleşmesini sağlıyordu. İngilizlere karşı mücadele ettiğimiz Basra Cephesi’nde esir düşen 12 bin Osmanlı askeri, Hilal-i Ahmer tarafından kurulan teşkilatla, devletin dört bir tarafındaki aileleriyle haberleşti.
 İngilizler tarafından Basra Cephesi’nde esir alınan 12 bin askerimiz, o vakitler İngiliz idaresinde bulunan Hindistan’a bağlı bir vilayet olan Burma’ya (Myanmar) götürülerek, “Tayetmo”, “Meiktila”, “Munklon”, “Rangoon” ve “Şivebo” kamplarına kapatılmıştı. Savaştan sonra, hayatta kalabilenlerin sadece bir kısmı memleketlerine dönebildi. Diğerleri ise, ağır çalışma şartlarına dayanamayarak, bir kısmı hastalıklara yenik düşerek, bir kısmı da çalışmayı reddettikleri için şehit düştüler.
Myanmar’da bugün ayakta kalabilmiş tek şehitliğimiz, Thayet Myo kasabasında 1500 Osmanlı askerinin medfun olduğu şehitliğimizdir. (Mekanları cennet olsun.)  
Türk Kızılay’ının elinde, esir düşen askerlerle ilgili 308 bin asker kartı var. Bu kartlar sadece Osmanlı askerlerinin değil, aynı zamanda diğer milletlerden esir alınan askerleri de ihtiva ediyor.
Bu kartlarda, Balkan Savaşlarından Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarına kadar pek çok dönemde esir olan askerlerin hangi cephede esir alındığı bilgisiyle, sağlık durumları hakkındaki bilgiler yer almaktadır.
 Kızılay’ın arşivinde ayrıca 20 binin üzerinde esir mektubu da bulunmaktadır. Bunların arasında Selanik’teki ailesine ulaşmak isteyende de var, Halep’teki ailesine ulaşmak isteyen de… Diyarbekir’den İzmir’e, hülasa Devleti Aliyye’nin dört bir tarafındaki ailelerinden haber almak isteyen esir askerlerimizin mektupları Kızılay tarafından özenle muhafaza edilmiştir.
Kızılay’ın arşivinde yer alan mektupların ailelerinden şu ana kadar kendilerine ulaşabilen olmamış. Kızılay’ın ulaştıramadığı bu mektuplar, bugün esir askerlerimizin torunlarına ulaştırılmaya çalışılıyor. (Yedikıta, Ocak/2018)
Birinci Dünya Savaşında esir düşen askerlerimizin mektuplarını torunlarına ulaştıran Kızılay Cemiyeti’mizi bu çalışmasından dolayı kutluyorum.
                Selam ve dua ile Allah’a ısmarladık…

Facebook'ta paylaş butonu
Print

YORUMLAR

Facebook Yorumları
YORUM YAZ
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...